Bir sonraki

Arama

Sepet

Sepetiniz boş

Alışverişe Devam Et

Kahvenin en değerli ama aynı zamanda en yanlış anlaşılan özelliklerinden biri olan asidite, kahveye derinlik katar. Bir noktaya kadar asidite kahvenin doğasında vardır, ancak nasıl algılandığı kavurma ve demleme yöntemine göre değişebilir. Bazen kahve severler asidite kelimesini duyunca tedirgin oluyor. Kahve tadarken asiditeyi tanımlamak için genellikle “parlak”, “canlı”, “enerjik” veya “keskin” gibi kelimeler kullanırız. 

Asidite, kahvenin sadece bir tat bileşenidir; tek başına ne iyi ne de kötüdür. Raku’da önemli olan, asiditenin kahveyle ne kadar dengeli olduğudur. Gövde, tatlılık ve diğer aromalarla uyumlu mu, yoksa rahatsız edici derecede ekşi mi? Ya da o kadar az mı ki kahve düz ve sönük mü kalıyor? Tabii ki kişisel tercihler de önemli: Raku kurucu ortaklarından Hüseyin ''Her zaman yüksek asiditeli, meyvemsi kahveler içmek istemeyebilirim. Bazen daha tatlı ve yuvarlak bir şey tercih ederim.” diyor.

KAVURMANIN ASİDİTEYE ETKİSİ

Kavurma, kahvede algılanan asiditeyi önemli ölçüde etkiler. Kavurma işlemi asiditeyi artırmaz, ancak daha uzun kavurma süresi asidite algısını azaltabilir.

DEMLEME ASİDİTEYİ NASIL ETKİLER?

Demleme sırasında amaç, asiditeyi dengeli bir bütünün parçası olarak ortaya çıkarmaktır. Yetersiz ekstraksiyon durumunda:

  • Çok fazla su kullanılırsa
  • Su yeterince sıcak değilse
  • Öğütüm çok kalınsa kahve dengesiz ve ekşi olur.


DÜŞÜK ASİDİTELİ KAHVE İSTİYORSAM NE SORMALIYIM?

Herkesin damak tadı farklıdır ve asidite toleransı kişiden kişiye değişir. Ayrıca bu tercihler zamanla da değişebilir. Bizimle @Rakuroastery Instagram hesabımız üzerinden iletişime geçmekten çekinmeyin ekibimiz size en uygun kahveyi önerecektir.

Genel öneriler: Daha meyvemsi ama yumuşak asiditeli kahveler denemek isterseniz:

  • Natural (doğal işlenmiş) kahveler iyi bir seçenek olabilir
  • Bu kahvelerde asidite daha yuvarlak algılanır çünkü doğal tatlılık yüksektir

Kendi damak zevkinizi keşfetmek için farklı kahveler denemek en iyi yoldur.